4.
Şubat

Diyabet : Şeker Hastalığı

 

Günümüzde artık çocuklarımızı da tehtid ediyor!

Şeker Hastalığı sık görünen ve iyi bir insülin tedavisi uygulanmadığı taktirde uzun vadede ciddi sonuçlara yol açan metabolizmal bir hastalıktır.

Genel olarak Şeker Hastalığı’nın Tip 1, Tip 2 türleri olduğu gibi, bazı hastalıklar sonucunda meydana gelen ve hamilelik döneminde oluşan çeşitleri  de vardır. En yaygınları Tip 1 ve  Tip 2 türleridir.

Neden Şeker Hastalığı oluşuyor? Genetik mi yoksa sonradan mı meydana geliyor?

Şeker Hastalığı’nın Tip 1 çeşidi genetiktir. Bu  hastaların Pankreasları insülin hormonunu üretmezler. İnsülin kandaki şekerin hücrelere alınmasını sağlayan bir anahtar gibidir. İnsülin olmayınca hücrelerin kapısı açılamaz ve şeker içeri alınamaz. Yani şeker hücre tarafından yakılamaz. Bu nedenle bu kişilerin kanlarındaki şeker oranı hep yüksek kalır. Özellikle gece idrara çıkmak, çok sık susamak ve su içmek, aşırı kilo kaybı en önemli belirtileridir. Bu hastalar ömür boyu insülin hormonu almak zorundadırlar.

Şeker Hastalığı’nın Tip 2 türü genetik olmayıp, yanlış ve tek taraflı yeme alışkanlığı, şişmanlık ve hareketsizlik sonucunda zaman içinde ortaya çıkan çeşididir. Birçok Tip 2 Şeker Hastası yıllarca yüksek kan şekeriyle, hiçbir belirti olmadan yaşayabilirler. Bu hastalarda Pankreas insülin üretir. Yıllar boyu tek taraflı olarak fazla miktarda ve sıklıkta beyaz un ve unlu mamüller, şeker, patates, pirinç ve tatlı yiyeceklerin tüketülmesi sonucu hücreler insülin yokmuş gibi davranmaya başlarlar. Böylece şeker yine hücreye alınmaz ve yüksek miktarda kanda kalır. Bu hastalarda erken teşhis ve gerekli tedavinin zamanında uygulanması oldukça önemlidir. Eğer tedavi uygulanmazsa kristal yapıda olan şeker damarların, özellikle ince olan kılcal damarların içlerine yerleşip yapılarını bozar ve dolayısıyla fonksiyonlarını engellemeye başlar. Bu hastalarda kandaki şeker uygun tedaviyle düşürülmezse uzun bir süre zarfında böbrek rahatsızlıkları, gözlerde görme bozukluğu ayaklarda ve parmak uçlarında hissizlik gibi kötü sonuçlar doğurmaktadır.

Asıl üzücü olan bu hastalğın günümüzde çocuklarda bile görülüyor olması…

Hızlı yeme alışkanlığımızın artması, gereğinden fazla tatlı, şekerli, unlu gıdaların tüketilmesi ve özellikle meyve sularının su yerine içilmesi çocuklarımızda şişmanlığa ve buna bağlı olarak Şeker Hastalığı’na sebep olmaktadır. Vücutta ağrı sızı gibi belirtileri olmadığı için Şeker Hastalığı riski özellikle şişman olan çocuk ve gençlerde kimsenin aklına bile gelmemektedir. Bu nedenle kilo problemi olan çocuk ve gençler kann şekerlerini ev doktorlarına düzenli aralıklarla kontrol ettirmelidirler.

Şeker Hastalığı olan kişilerin de yapmaları gereken ilk iş hastalıklarını ciddiye almaktır. Doktorların ve diyetisyenlerin belirledikleri insülin miktarı aksatmadan düzenli bir şekilde alınmalıdır.

Çağımızın „Veba“sı haline gelmiş olan bu sinsi hastalıktan korunmanın tek yolu ise düzenli, dengeli beslenme ve aktif bir  yaşam tarzıdır.

Yazan: Aslı Demirel